Prof. Dr. V e d a t

I ş ı k h a n

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan Memur-Sen’in kurucu Genel Başkanı Mehmet Akif İnan’ın 24. vefat yıldönümü vesilesiyle düzenlenen “Mehmet Akif İnan Ödülleri” Programı’na iştirak etti.

 

Ödül töreninde bir konuşma yapan Bakan Işıkhan, Mehmet Akif İnan’ı yad ederek, “Vefa duygusunun anlamlı bir örneği olan bu etkinliğin, ‘Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri’ diyen merhum Akif İnan’ın hatırasını, haklı davasını ve fikri mücadelesini hem yaşatma hem de gelecek nesillere aktarma noktasında etkin bir role sahip olduğuna inanıyorum. Merhum şairimizin vefatının üzerinden geçen zamana rağmen fikirlerinin, söylemlerinin ve eylemlerinin güçlü bir şekilde yaşatılıyor olması, bu rolün en açık göstergelerinden birisidir” ifadelerini kullandı.

 

 

Bugün; huzur, barış ve kardeşlik iklimine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulduğunu belirten Bakan Işıkhan, “ Merhum şairimizin düşünde gördüğü gibi, bugün Mescidi Aksa bir çocuk gibi ve ağlıyor… Tıpkı acımasızca zulmedilen Gazze’nin çocukları gibi… Akif İnan ve onun gibi nice mütefekkirin gönlünden süzülen dizeler, bugün hala sesimiz oluyor. Filistin’de masumlar zulme maruz kalırken gönül coğrafyamızın incisi Kudüs’ün hüznü hepimizi kahrediyor. Daha adil bir dünyanın imkanına inanan bizler için Mehmet Akif İnan ve bu davanın çilesini çekmiş her bir isim, kadim kültürümüzde, kuşatıcı medeniyetimizde ve onun taşıyıcısı olan edebiyatımızda yeri doldurulamaz değerlerdir. Bu sebeple, 20 yılı aşkın bir süredir bir taraftan maddi kalkınma hamlelerini gerçekleştirirken diğer taraftan da sahip olduğumuz manevi ve kültürel değerlerimizi muhafaza etmenin gayreti içerisinde olduk” diye konuştu.

 

“Türkiye Olarak Sadece Türkiye’den İbaret Değiliz”

Kültüre, edebiyata, sanata sahip çıkmadıkça, gerçek anlamda değerlere, geleceğe sahip çıkılmayacağına inanarak, her fırsatta mütefekkirlerin, şair ve yazarların hatıralarını yaşatmanın mücadelesini verdiklerine vurgu yapan Bakan Işıkhan, şöyle devam etti:

“Tam manasıyla istediğimiz noktada olamasak da bunu hamdolsun ki başardık. Elbette; Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Akif İnan, Rasim Özdenören gibi fikir adamlarımızın mücadelesi olmasaydı, bugün düşünce, kültür ve siyaset alanında elbette bu noktada olamazdık. Onların kültür dünyamıza ektikleri tohumların, verdikleri mücadelenin meyvelerini bugün topluyoruz. Tabii bu konuda çok daha güçlü adımlar atmaya ihtiyacımızın olduğu da ayrı bir gerçektir. Çünkü biz biliyoruz ki, Türkiye olarak sadece Türkiye’den ibaret değiliz. Bütün bir İslam dünyasının derdiyle dertleniyoruz. Hatta sahip olduğumuz inanç ve temsil ettiğimiz medeniyetin gereği olarak bütün insanlığın sorunları ve ihtiyaçlarıyla muhatap ve sorumlu bir konumda bulunuyoruz. Bugün Türkiye’nin, bu sorumluluğu yerine getirdiği ölçüde daha adil bir dünyanın inşasına öncülük etme konusundaki tarihi misyonuyla dünyaya yeni ufuklar açacağı yadsınmaz bir gerçektir, bunun da farkındayız.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, ülke ve millet olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konan Türkiye Yüzyılı vizyonu ve bu istikametteki hedeflerin, bu tarihi görevi kaçınılmaz hale getirdiğine değinerek, “Buna bağlı olarak, mevcut değerlerden aldığımız güçle kültür alanında mutlaka ciddi işler, önemli atılımlar yapmak gerektiğini biliyoruz. Siyaset ve ekonomi alanında atılan adımların artık kültürel alandaki etkin, nitelikli çalışmalarla perçinlenmesi ve desteklenmesi gerektiğinin bilincindeyiz. Adalet ve hakkaniyet davasının tam anlamıyla başarıya ulaşması, ancak kültürel alandaki dönüştürücü değer ve birikimlerin üretilmesiyle mümkün olacaktır. Bunun için kültürel varlığımızla ön plana çıkmak, bizim temel önceliklerimizden biridir. Bu noktada sivil toplum kuruluşlarımızın her biri çok büyük role sahiptir. Hiç kuşkusuz, Mehmet Akif İnan Vakfı da bu hususta gösterdiği şuur ve gayretle kültür dünyamızı zenginleştiren vakıflarımızdan birisidir. Allah hepinizden razı olsun. Bu programda olduğu gibi, merhum şairimizin duruşuna, çabasına, hassasiyetine ve davasına yakışır nitelikteki her işin, sadece Vakfın değil, ülkemizin ve milletimizin de göğsünü kabartacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

 

 

“Gelecekte Çalışma Hayatımızı Hem Niteliksel Hem de Niceliksel Bakımdan Geliştireceğimize Yürekten İnanıyorum”

Mehmet Akif İnan’ın edebiyatçı ve eğitimci kişiliğinin yanında iyi de bir sendikacı olduğunu kaydeden Bakan Işıkhan, şunları aktardı:

“Sendikalarımız hiç kuşkusuz, toplumumuzu ayakta tutan en önemli sosyal yapılardır. Merhum Akif İnan’ın şiirleri ve fikirleri ne kadar güçlüyse temelini attığı EĞİTİMBİR-SEN ve MEMUR-SEN de o kadar güçlüdür. Sendikacılığı, inandığı bir dava uğruna mücadele etmenin sosyal bir tezahürü olarak ele aldığımızda; merhum şairimizin bu sahada öncü rol üstlenmesini, onun davası ve düşünceleri konusundaki samimiyetinin ve mücadele ruhunun bir ifadesi olarak görebiliriz. Ülkesinin geleceğini ve başarısını sendikal mücadelede gören bir fikir adamı olan Mehmet Akif İnan’ın izleri, bugün hala sendikacılık hayatımıza öncülük eden kuruluşlarımızda varlığını sürdürmektedir. Bu anlamda, Türkiye’nin sendikal mücadelesine sağladığı katkıyla ve 1 milyonu aşkın üyesiyle Memur-Sen ailesi, Türkiye Yüzyılı hedefimiz doğrultusunda en önemli paydaşlarımızdan biridir. Sendikal geleceğini Türkiye’nin geleceğiyle bir gören bu toplumsal aksiyonun bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de çalışma hayatımızı hem niteliksel bakımdan hem de niceliksel bakımdan geliştireceğine yürekten inanıyorum.”

 

Işıkhan, sendikacılığın sadece rakamlar değil, aynı zamanda o rakamları anlamlı kılacak milli ve manevi değerlerin, birlik, beraberlik, istikbal ve istiklal olduğunun bilincinde olan yeni nesiller yetiştirmek için Mehmet Akif İnan’ı ve onun dava arkadaşlarının iyi tanınması gerektiğinin altını çizerek, “İnan’ı tanıtmalı, hatıralarını diri tutmalıyız. Bu organizasyonun kültür dünyamıza ve ülkemizin değerlerine sahip çıkma adına yol açıcı, yön verici bir adım olacağına inanıyorum. Bugünün Türkiye’si dünün Türkiye’sinden daha iyi bir noktada olduğu gibi, yarının Türkiye’si de bugünkünden daha iyi olmak zorundadır. Bunu inşallah, sanat camiası, sivil toplum ve kamu kurumlarımız olmak üzere yediden yetmişe hep birlikte atacağımız adımlarla başaracağımıza yürekten inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.